Google+

26 Şubat 2014 Çarşamba

Manga / Çizgi Roman Kampanyası


Uzun süredir duyurmak istediğim bu kampanyadan işim başımdan aşkın olduğu için maalesef bitmesine 2 gün kala ancak bahsedebiliyorum. Umarım yine de birilerinin işine yarar.

EKLEME: Kampanya tarihi Mart sonuna kadar uzatılmış.

Arkadaş Yayınevi şu an manga setlerini %50 indirimle satıyor. *Şuradan* ulaşabilirsiniz.


Şu an boşluklar olsa da diğer iki set de tamamlandığında tek raf yeterli olmayacak sanki :)


Fiyatları şu şekilde:

  • (Tamamlanan) Death Note serisi 12 kitap: 63.00 TL
  • (Devam eden) Fullmetal Alchemist 6 kitap: 35.70 TL (Toplam 27 cilt olacakmış)
  • (Devam eden) Vampire Knight 5 kitap: 29.75 TL

50 TL üzeri kargo ücretsiz ve UPS Kargo ile Ankara'dan gönderiliyor (en azından benimki öyleydi yani). Bu kampanyayı kaçırmış olsanız dahi bildiğim kadarıyla bu manga serilerini en ucuza bulabileceğiniz yer Arkadaş Yayınevi'nin websitesi. Arkadaş Yayıncılık mangaların yayınevi olan Akılçelen Kitapları da kapsayan bir kuruluşmuş. Keşke bunu daha önce keşfetseydim :)

Benim aldığım sıralarda Fullmetal Alchemist'in 6. cildi henüz çıkmamıştı, set 5 kitap şeklinde satılıyordu. Almadan önce biraz daha bekleyeydim iyiydi :) Death Note serisini ise yayınlandığı dönemde 2-3 kitap şeklinde çıktıkça alarak okudum, bana maliyeti çok daha fazla oldu. Şu an set şeklinde alınca tanesi 5.25'e geliyor bense 8-9 liradan almıştım. Ah paracıklarım :P Neyse, demem o ki eğer manga okumayı seviyorsanız ya da okumak için istekliyseniz bu fırsatı kaçırmayın! (Evet şimdi arayın, 0800... :P)

Bir türlü vakit bulamadığım için Vampire Knight 1. cildinin ilk bölümünü ancak okuyabildim ve beğendiğimi söyleyebilirim. Yalnız şunu fark ettim ki animesini izlemeden mangayı okumak çok farklı bir durummuş! Çok daha fazla dikkat gerektiriyor. Hikayeye hakim olmadığım için sayfaları okuyup geçemiyorum, tam olarak kavrayabilmek için her şeyi incelemem gerekiyor. Böylesi daha iyi sanırım. Çizimleri inceldikçe insanın manganın çizerine olan hayranlığı ve saygısı artıyor ^^ Çeviri de gayet akıcı.

Fullmetal Alchemist ve Vampire Knight serilerini de Death Note mangasının çevirmeni Can Erkin mi çeviriyor bilmiyorum. Kitapların herhangi bir yerinde çevirmenin kim olduğunu göremedim. Her halükarda tüm çevirmenlerin harcadıkları emekler için teşekkürler ♥


Eğer tek bir memnuniyetsizliğim varsa o da bana gönderilen Fullmetal Alchemist serisi kitaplarının arka yüzeyindeki yıpranmışlıkla ilgili. Sanki uzun süredir depoda beklemiş gibi bir halleri var ama ne kadar uzun süre olabilir ki? Zaten basılmaya başlayalı ne kadar oldu? Eklediğim fotoğraflar belli oluyor mu emin değilim ama bazı kısımları solgun ve yıpranmış. Kitaplarına değer veren kişiler için önemli bir ayrıntı bence.

Hmm evet şimdi yazının kapanışına geçme aşamasına geldik ama nasıl bağlayacağımdan emin değilim. O yüzden bu da böyle biten bir yazı olsun :)

1 Şubat 2014 Cumartesi

Heirs: Nihayet Sonunu Getirebildiğim Bir Kore Dizisi


Heirs... Evet bu diziyi tek bir cümleyle özetlemek gerekirse "Love is the moment~~". Daha bilgilendirici bir özet geçmek gerekirse de, iki ana karakter hariç herkes arasındaki ilişkinin daha ilgi çekici olduğu dizi. Kore dizilerini takip ediyorsanız biliyorsunuzdur, Heirs başlamadan aylar öncesinden dizinin reklamı yapılmaya başlandı. Kadroya katılması olası türlü türlü isimler konuşuldu. Ben izlemeyi hiç düşünmüyordum. Yonghwa'nın adı geçtiğinde "Senin için bir tane dandik diziye katlandım ikincisini yok ben almayayım canım" dedim (bkz. sonra Mirae's Choice'ı izleyerek bu lafımı da bir güzel yedim). Ama kadroya Yonghwa değil de Minhyuk şekerciği katıldığında işler değişti, izlemek istedim.

[Kısa bir not: Dandikten kastım, konusu bir türlü ilerlemeyen ya da klişe bulduğum unsurları fazlaca olan kısacası bana hitap etmeyen diziler. Yoksa zevk meselesi tabii, beğenenleri aşağılamak gibi bir amacım yok.]

Eğer taşınmasaydık ve babamın ayağı kırıldığı için internetin bağlanması uzun sürmeseydi, herhalde bu dizi de benim için indirilmiş ve izlenmeyi bekleyen onca dizi arasında yerini alırdı. Ve her ne kadar internetimiz bağlanana kadar dizide epey ilerlemiş olsam da, son iki bölümü yayınlanmasından yaklaşık iki ay sonra bu hafta ancak izleyebildim. O kadar sürükleyiciydi yani :D Neyse, bu yazının amacı izleme sürecimi anlatmak değil sonuçta. Biraz da diziden bahsetsem iyi olacak sanki :)


[Kendi aldığım ekran görüntüsü olmayan görseller Drama Beans ve Soompi forumlarından alınmıştır.]
Açık konuşmak gerekirse dizi beklentilerimin oldukça üstündeydi (çünkü beklentim oldukça düşüktü). Klişe üstüne klişe beklerken hiç beklemediğim eğlenceli ve farklı karakterler sayesinde klişeleri göz ardı edebildim, çok takılmadım. İki ana karakter yani Cha Eun Sang (Park Shin Hye) ve Kim Tan (Lee Min Ho) arasındaki ilişki bence oldukça sıkıcı, diğer karakterler arasındaki ilişkiler ise onlara oranla bir hayli ilgi çekiciydi. Hadi öyleyse spoiler/ön bilgi vermeden diziyi izlenilebilir hale getiren şeylerden bahsedeyim :)

Lee Bo Na (Krystal) & Yoon Chan Young (Minhyuk şekerciği)
Diziyi izleyip de bu cici çifti sevmeyen olmuş mudur bilmiyorum
ama ben çok sevdim ^^
Idol dünyasından gelmiş olsalar da oyunculukları hiç göze batmıyordu.

Kim Tan (Lee Min Ho) & Kim Won (Choi Jin Hyuk)
Göz yanılması mıydı bilmiyorum ama bazen gerçek ağabey-kardeş kadar 
benzediklerini düşündüm.

Kim Tan (Lee Min Ho) & Choi Young Do (Kim Woo Bin)
Önce neden araları açılmış diye sonra da barışıp tekrar kanka olacaklar mı diye merak ettim.
Aralarındaki gerginliği izlemek güzeldi :)

Hyo Shin sunbae (Kang Ha Neul) & Öğretmen Hyun Joo (Lim Ju Eun)

Öğretmen Hyun Joo (Lim Ju Eun) & Kim Won (Choi Jin Hyuk)
Hyun Joo'nun ilişkileri hakkında yorum yapmayacağım.
Yüzü güzel olan değil bahtı güzel olan mutlu oluyor işte hayatta...

Tan'ın annesi (Kim Sung Ryoung) & Eun Sang'ın annesi (Kim Mi Kyung)
Amma komikti bu iki annenin sahneleri :D

Myung Soo (Hyungsik) ise başlı başına izlemesi keyif verici bir karakterdi. Bo Na ile Myung Soo sevimlilik ve aptallık arasındaki ince çizgide yer alarak diziyi benim için çekilir kıldılar.


Peki neleri sevmedim? Zengin çocuk fakir kız klişelerine katlandım, görmemeye çalıştım ama katlanamadığım şey çok güçlü, kendi ayakları üzerinde durabilen, aklı başında bir kız olarak yansıtılan Eun Sang karakterinin Tan'ın her sözüne itiraz etmeden uymasıydı. Ne zaman bir olay olsa Tan, "Eun Sang sen git ben hallederim" moduna geçiyordu ve Eun Sang da tıpış tıpış gidiyordu. Kızım kendi hakkını kendin savunsana. Sessizce ortamı terk etmek ya da zaman zaman kolundan tutup sürüklenerek gitmek Eun Sang karakterine ters düşüyordu. Bence tutarsız yazılmış bir karakterdi, sürekli kendisiyle çelişiyordu. Tan efendi ise "Çok aşığım o yüzden böyle maçoyum ve takıntılıyım. Azıcık da duygusalim hani" modundaydı. Afferim size yavrum, ne sağlıklı bir ilişki öyle sizinki.

Bir de dizide gördükçe sinir olduğum karakterler vardı. Bunları da sıralayacak olursak:

Young Do'nun babası (Choi Jin Ho)

Tan & Won'un babası (Jeong Dong Hwan)

Hyo Shin'in annesi (Seo Yi Sook)

"Ben senden daha tecrübeli olduğuma göre senin için en iyisini ben bilirim" düşüncesinde olan insanlara (ki genellikle bunlar insanın anne babası oluyor) sinir olmamak mümkün değil.

Sonuç olarak beni gıcık eden anları olsa da kendini izlettiren bir diziydi. Kore dizilerine yeni başlayanların severek izleyeceğini düşünüyorum. Ama yıllardır Kore dizisi izleyip de artık belli K-drama kalıplarının dışında izleyecek bir şey arayanlara göre değil.

Yazıyı başladığım gibi bitirmek gerekirse :D

Kaynak: dramatroll.tumblr.com

Peki ya siz ne düşünüyorsunuz? Diziyi beğenerek mi izlediniz? Hoşunuza giden ve gitmeyen kısımları nelerdi?
Bunlar da ilginizi çekebilir: